Uzman Kaleminden · Diz

Dizde kıkırdak lezyonu nedir, ameliyat şart mı?

Diz konu heykeli — Uzman Kaleminden bahçesinden
Heykel bahçesine dön

Kısa cevap

Kıkırdak lezyonu, dizde kemik uçlarını örten kaygan eklem kıkırdağında sınırlı bir bölgede oluşan hasardır. Bu hasar, yüzeyde hafif bir yumuşamadan kıkırdağın kemiğe kadar tamamen kaybolmasına uzanabilir. Lezyonlar en sık diz kapağının arka yüzünde ve uyluk kemiğinin iç tarafındaki eklem yüzeyinde görülür. Kıkırdağın kendini onarma gücü sınırlıdır. Buna karşılık MR'da kıkırdak lezyonu görülmesi tek başına ameliyat gerektiği anlamına gelmez: Hiç diz yakınması ve yaralanma öyküsü olmayan 40 yaş ve üzerindeki yetişkinlerin yaklaşık %43'ünde de bu bulguya rastlanır.

Tedavi MR görüntüsüne göre değil, kişiye göre planlanır. Yakınmalar, lezyonun büyüklüğü, derinliği ve yeri, eşlik eden menisküs ya da bağ sorunu, bacak hizası ve spor hedefi birlikte değerlendirilir. Belirtisi az olan lezyonlarda ilk adım çoğu zaman kuvvet egzersizi ve yükün düzenlenmesidir. Ameliyat seçenekleri, kıkırdağın yalnızca temizlendiği artroskopiden hücre nakline kadar uzanır. Bu yüzden "kıkırdak ameliyatı" sonrasında spora dönüş süresi yapılan girişime göre büyük farklılık gösterir: Yalnızca temizleme yapıldığında dönüş daha kısa sürer, yeni doku oluşturmayı amaçlayan onarımlarda ise ortalama 5 ile 12 ay arasındadır. Onarım ameliyatlarından sonra sporcuların yaklaşık beşte dördü spora döner, ancak eski düzeye dönmek garanti değildir. Diz kilitleniyorsa, yaralanmadan sonra hızla şişiyorsa ya da basamayacak kadar ağrıyorsa beklemeden hekime başvurun.

İçindekiler
  1. Kıkırdak lezyonu nedir, neden oluşur?
  2. MR raporunda kıkırdak lezyonu: evreler ne anlama gelir?
  3. Belirtiler: kıkırdak lezyonu nasıl anlaşılır?
  4. Ameliyatsız tedavi: ne yapılır, ne beklenir?
  5. Ameliyat: seçenekler ve kanıt
  6. Neden bazıları 2 ayda, bazıları bir yılda döner?
  7. İyileşme ve spora dönüş: takvim değil, ölçüt
  8. Kimlerde daha zor seyreder?
  9. Hekimler için not

Kıkırdak lezyonu nedir, neden oluşur?

Eklem kıkırdağı, kemik uçlarını örten beyaz ve kaygan bir dokudur. Hareket sırasında sürtünmeyi azaltır ve yükü eklem yüzeyine dağıtır. İçinde kan damarı bulunmadığı için hasar gördüğünde kendini onarma yeteneği sınırlıdır. Kıkırdak lezyonu bu yüzeyin sınırlı bir bölgesindeki hasardır. Yumuşama ve yüzeysel çatlaklarla başlayıp kıkırdağın tam kat kaybına, hatta altındaki kemiği de içeren (osteokondral) hasara kadar ilerleyebilir.

Dizin yandan kesitini gösteren tıbbi çizim: uyluk kemiği, kaval kemiği ve diz kapağı; diz kapağının arka yüzündeki kıkırdakta turuncu tonla belirginleşen küçük bir hasar alanı
Temsilî çizim: dizin yandan kesiti. Diz kapağının arka yüzündeki kıkırdakta çatlaklar ve sınırlı bir kıkırdak kaybı görülüyor; burası kıkırdak lezyonlarının en sık görüldüğü yerlerden biridir. (Yapay zekâ ile üretilmiştir.)

Lezyon iki ana yoldan gelişir:

  • Ani yaralanma: Dizin dönmesi, diz kapağının yerinden çıkması, doğrudan darbe ya da ön çapraz bağ yaralanması sırasında kıkırdak zedelenebilir.
  • Zamanla gelişen hasar: Tekrarlayan yüklenme, diz kapağının hizalanma sorunları, menisküs dokusunun kaybı veya dizdeki dengesizlik kıkırdağı yavaş yavaş yıpratabilir.

Kıkırdak lezyonu ile diz kireçlenmesi (osteoartrit) aynı şey değildir. Kireçlenme eklemin geneline yayılan bir süreçtir, kıkırdak lezyonu ise sınırlı bir alandadır. Bununla birlikte bazı lezyonlar zamanla kireçlenmeye zemin hazırlayabilir.

Ne kadar sık? Diz yakınması nedeniyle yapılmış 25.124 artroskopiyi inceleyen bir çalışmada hastaların %60'ında kıkırdak lezyonu bulunmuştur. Lezyonlar en sık diz kapağının eklem yüzeyinde (%36) ve uyluk kemiğinin iç eklem yüzeyinde (%34) yer almıştır. En sık görülen derece kısmi kalınlıktaki hasardır. Lezyonların %70'ine menisküs yırtığı ya da ön çapraz bağ yaralanması gibi başka bir sorun eşlik etmiştir. Bu oranların genel toplumu değil, dizi zaten şikâyetli olup artroskopi yapılmış kişileri yansıttığını unutmamak gerekir. Sporcularla yapılan çalışmaları toplayan bir sistematik derlemede tam kat kıkırdak lezyonu sıklığı ortalama %36 bulunmuştur. Ancak bu oran çalışmalar arasında %2,4 ile %75 arasında değişmiş ve lezyonu olan sporcuların %14'ü tanı anında hiçbir yakınma tarif etmemiştir.

MR raporunda kıkırdak lezyonu: evreler ne anlama gelir?

MR raporlarında kıkırdak hasarı çoğu zaman bir evreyle birlikte yazılır. Diz kapağı kıkırdağındaki yumuşama ve hasar için Türkiye'de sık kullanılan terim kondromalazi ya da kondromalazi patelladır. Raporlarda farklı sınıflamalar kullanılabilir, ancak mantıkları benzerdir. Uluslararası Kıkırdak Onarımı Derneği'nin (ICRS) sınıflaması şöyledir:

EvreNe anlama gelir?
0Normal kıkırdak
1Neredeyse normal: yüzeyde yumuşama veya çok yüzeysel çatlaklar
2Kıkırdak kalınlığının yarısından azını tutan hasar
3Kalınlığın yarısından fazlasını tutan derin hasar; kemiğe kadar inebilir ama kemiği aşmaz
4Hasar kıkırdağı aşıp alttaki kemiğe uzanır

Rapordaki evre, ağrının kaynağını tek başına göstermez. Hiç diz yakınması ve yaralanma öyküsü olmayan yetişkinleri inceleyen 63 çalışmalık bir meta-analizde MR'da kıkırdak lezyonu sıklığı 40 yaşın altında %11, 40 yaş ve üzerinde %43 bulunmuştur. Bu nedenle MR bulgusu öykü ve muayeneyle eşleştirilerek yorumlanır. Konuyu MR raporumda yırtık yazıyor ama ağrım yok yazısında ayrıntılı ele aldık.

Belirtiler: kıkırdak lezyonu nasıl anlaşılır?

Kıkırdak lezyonunun belirtileri çoğu zaman özgül değildir, yani başka diz sorunlarına da benzer:

  • Yük altında diz ağrısı; özellikle merdiven inip çıkarken, çömelirken ya da uzun süre oturduktan sonra kalkarken
  • Aktiviteden sonra tekrarlayan şişlik
  • Dizde takılma veya içinde kum varmış gibi bir sürtünme hissi
  • Kopmuş bir kıkırdak parçası eklem içinde serbest kaldıysa kilitlenme
  • Diz kapağı arkasındaki lezyonlarda ön diz ağrısı

Bu belirtiler menisküs yırtığında, koşucu dizi olarak bilinen diz kapağı ağrısında ve başlangıç dönemindeki kireçlenmede de görülebilir. Bu yüzden tanıda öykü, muayene ve görüntüleme birlikte değerlendirilir. Dizdeki ağrısız bir çıtırtı ise tek başına kıkırdak hasarı anlamına gelmez; bunun için eklem çıtırtısı yazısına bakabilirsiniz. Sporcularda açıklanamayan ve tekrarlayan diz şişliği, ağrılı olsun ya da olmasın, kıkırdak lezyonu açısından dikkatle değerlendirilmelidir.

Kıkırdağı göstermede en yararlı görüntüleme yöntemi MR'dır. Röntgen kıkırdağı doğrudan göstermez, ancak bacak hizasını ve kireçlenme bulgularını değerlendirmek için istenebilir.

⚠ Beklemeden hekime başvurun: Diz bükülü ya da düz konumda kilitlenip açılmıyorsa; bir yaralanmadan sonraki saatler içinde belirgin şişlik geliştiyse (eklem içine kanama olabilir); basamayacak kadar ağrı ya da dizde boşalma varsa; diz kapağı yerinden çıktıysa (kıkırdaktan bir parça kopmuş olabilir); diz ateşle birlikte kızarık, sıcak ve şişse (eklem iltihabı olabilir).

Ameliyatsız tedavi: ne yapılır, ne beklenir?

Belirtisi az olan ya da MR'da tesadüfen görülen lezyonlarda ilk adım genellikle ameliyatsız tedavidir. Bu tedavinin temel parçaları şunlardır: uyluk ön ve arka kaslarını ve kalça kaslarını güçlendiren egzersizler, denge ve hareket kontrolü çalışmaları, kondisyon antrenmanı, ağrıyı artıran yüklerin bir süre düzenlenmesi ve gerekiyorsa kilo verme.

Bu yaklaşımı ameliyatla doğrudan karşılaştıran güçlü randomize çalışma yoktur. Eldeki veriler daha küçük çalışmalardan ve doğal seyir gözlemlerinden gelir:

  • Egzersiz programı: Norveç'te tam kat kıkırdak lezyonu olan 48 hastaya 3 aylık aktif bir rehabilitasyon programı uygulanmıştır. Program kuvvet, nöromüsküler ve kondisyon çalışmalarından oluşuyordu. Hastalar programa ortalama %83 oranında uymuş, diz işlevi, kas kuvveti ve sıçrama testlerinde anlamlı iyileşme görülmüştür. Hastaların %9'u ise ağrı ve şişlik nedeniyle egzersizleri sürdürememiştir. Çalışmada karşılaştırma grubu olmadığı için bu sonuçlar umut verici, ancak kesin değildir.
  • Dokunulmayan lezyonların seyri: Ön çapraz bağ ameliyatı sırasında saptanan, menisküsleri sağlam ve ortalama 1,7 cm² büyüklüğündeki derin kıkırdak lezyonlarına hiçbir işlem yapılmamıştır. Bu hastaların ortalama 8,7 yıl sonraki yakınma skorları, kıkırdak lezyonu olmayan karşılaştırma grubuna çok yakın bulunmuştur (100 üzerinden yaklaşık 93–94'e 95–96). Her iki grupta da hastaların en az %79'u sıçrama ve dönme gerektiren sporlara en az amatör düzeyde dönebilmiştir.
  • MR ile izlem: Avustralya'da araştırma amacıyla izlenen ve ortalama yaşı 45 olan 325 yetişkinin dizleri iki yıl arayla MR ile incelenmiştir. Kişilerin %33'ünde kıkırdak hasarı skoru kötüleşmiş, %37'sinde ise iyileşmiş görünmüştür. Kötüleşme kadın cinsiyet, ileri yaş ve yüksek vücut kütle indeksiyle ilişkili bulunmuş, vücut kütle indeksindeki azalma ise iyileşmeyle ilişkili çıkmıştır. Bu kişilerin belirli bir yaralanma nedeniyle izlenen hastalar olmadığını belirtmek gerekir.

Bu bulgular, kıkırdak lezyonunun her zaman kaçınılmaz biçimde kötüleşen bir durum olmadığını gösterir. Lezyonun seyri kişiden kişiye değişir; kilo kontrolü ve kas gücü bu seyri etkileyebilecek etkenler arasındadır. Genel yük ve egzersiz ilkeleri için diz kireçlenmesine egzersiz yazısı da yol gösterebilir.

Ameliyat: seçenekler ve kanıt

Ameliyat genellikle şu durumlarda konuşulur: yakınmalar egzersiz ve yük düzenlemesine rağmen sürüyorsa, lezyon belirgin büyüklükte ve derinlikteyse ya da kopmuş bir parça kilitlenmeye yol açıyorsa. Başlıca yöntemler şunlardır:

YöntemKısaca ne yapılır?Genellikle kimde?
Artroskopik temizleme (debridman)Gevşek ve düzensiz kıkırdak kenarları düzeltilir, varsa serbest parçalar çıkarılırKüçük lezyonlar, mekanik takılma yakınmaları
MikrokırıkLezyonun tabanındaki kemikte küçük delikler açılarak onarım dokusu oluşması sağlanırKüçük lezyonlar; oluşan doku asıl kıkırdaktan farklıdır
Kemik-kıkırdak aktarımıDizin az yük alan bir bölgesinden alınan kemik-kıkırdak silindirleri lezyona yerleştirilirKüçük ve orta büyüklükte lezyonlar
Kıkırdak hücre nakliKişinin kendi kıkırdak hücreleri laboratuvarda çoğaltılır ve ikinci bir ameliyatla lezyona yerleştirilirDaha büyük lezyonlar
Kadavradan kemik-kıkırdak nakliDoku bankasından alınan kemik-kıkırdak grefti kullanılırBüyük veya kemiği de içeren lezyonlar

Ani bir yaralanmayla, örneğin diz kapağı çıkmasıyla kopan kemik-kıkırdak parçası uygun durumdaysa yerine tespit edilebilir. Bu ayrı bir girişimdir ve erken değerlendirme gerektirir.

Küçük lezyonlarda basit girişim geri kalmıyor. Norveç'te 2025'te yayımlanan çift kör randomize bir çalışmaya 18–50 yaş arası 65 hasta alınmıştır. Hastaların hepsinde uyluk kemiğinde 2 cm²'den küçük (ortalama 1,2 cm²) ve başka bir diz sorunu eşlik etmeyen bir kıkırdak lezyonu vardı. İki yılın sonunda mikrokırık, yalnızca artroskopik temizlemeye göre hiçbir ölçütte üstün bulunmamıştır. Komplikasyonlar mikrokırık grubunda 5 hastada 10 kez, temizleme grubunda 2 hastada 2 kez görülmüştür. Temizlemeyi inceleyen çalışmaları toplayan bir derleme de kısa ve orta dönemde iyi işlevsel sonuçlar bildirmiş, ancak kanıt düzeyinin düşük olduğunu vurgulamıştır.

Büyük lezyonlarda hücre temelli onarım bazı çalışmalarda öne çıkıyor. 3 cm² ve üzerindeki (ortalama 4,8 cm²) lezyonlarda yapılan 144 hastalık randomize çalışmada, hücre nakli ağrı ve işlevi ikinci yılda mikrokırığa göre daha fazla düzeltmiştir. Tedaviye yanıt alınamayan hasta oranı %12,5'e %31,9 olmuştur; ağrı ve işlevdeki üstünlük beşinci yılda da sürmüştür. Bu çalışmanın ürünün üreticisi tarafından desteklendiğini not etmek gerekir. İngiltere'de, daha önce bir kıkırdak ameliyatı başarısız olmuş 390 hastanın 10 yıl izlendiği randomize çalışmada (2026) hücre nakli yapılanların diz işlev skoru 100 puanlık ölçekte ortalama 7,3 puan daha yüksek bulunmuştur. Ancak tedavinin başarısız sayıldığı hasta oranı iki grupta benzerdir (%29'a %25). Sonraki ameliyatlar hesaba katıldığında da fark küçülmüş ve istatistiksel olarak belirsiz hâle gelmiştir.

Uzun dönemde temkinli olmak gerekir. Uyluk kemiğinde tek lezyonu olan 80 hastanın hücre nakli ya da mikrokırık ile tedavi edildiği randomize çalışmada, 15. yılda iki grup arasında klinik skorlarda fark bulunmamıştır. Tedavi hücre nakli grubunda 17, mikrokırık grubunda 13 hastada başarısız sayılmıştır. Başarısızlık yaşamayan hastaların ise hücre nakli grubunda %57'sinde, mikrokırık grubunda %48'inde röntgende erken kireçlenme bulguları görülmüştür. Randomize çalışmaları birleştiren bir ağ meta-analizinde ikinci yılda yeniden ameliyat oranı ve işlev skorları yöntemler arasında benzer çıkmıştır. Daha uzun dönemde ise bazı ileri tekniklerde daha az yeniden ameliyat bildirilmiştir.

Kanıtın özeti şudur: Küçük lezyonlarda basit girişimler daha karmaşık olanlardan geri kalmıyor. Büyük lezyonlarda hücre temelli onarım bazı çalışmalarda daha iyi işlev sağlıyor. Ancak hiçbir yöntemin kireçlenmeyi geciktirdiği güvenilir biçimde gösterilememiştir.

Diz kapağı arkasındaki lezyonlar ayrı bir başlıktır. Bu bölgedeki onarım ameliyatlarını toplayan bir meta-analizde (59 çalışma, 1.937 lezyon) yöntemlerin çoğunda belirgin iyileşme görülmüştür. Genel başarısızlık oranı %6,8 olmuş, kadavra greftinde ise %22,7'ye çıkmıştır. Hastaların yaklaşık üçte birinde diz kapağının hizalanmasıyla ilgili anatomik bir risk etkeni bulunmuştur. Bu yüzden bu bölgedeki lezyonlarda diz kapağının nasıl kaydığı, uyluk ve kalça kaslarının gücü tedavi planının önemli bir parçasıdır.

Enjeksiyon tedavilerinin (PRP, hyaluronik asit, kök hücre olarak sunulan ürünler) sınırlı bir kıkırdak lezyonunu onardığını gösteren güçlü bir kanıt yoktur. Genel kanıt durumu için PRP ve enjeksiyon tedavileri yazısına bakabilirsiniz.

Neden bazıları 2 ayda, bazıları bir yılda döner?

"Kıkırdak ameliyatı" tek bir ameliyatın adı değildir. Yalnızca temizleme yapıldığında ya da serbest bir parça çıkarıldığında yeni bir dokunun olgunlaşması beklenmez, bu yüzden dönüş genellikle daha kısa sürer. Yeni doku oluşturmayı amaçlayan onarımlarda ise oluşan dokunun olgunlaşması aylar alır ve dönüş çok daha uzun sürer. Haberlerde okunan süreler birbirini tutmuyor gibi görünüyorsa, nedeni çoğu zaman yapılan girişimin farklı olmasıdır.

Onarım ameliyatlarından sonra spora dönüşü inceleyen çalışmalardan öne çıkanlar:

Kimde ve hangi yöntemde?Spora dönenOrtalama dönüş süresi
Kemik-kıkırdak aktarımı (44 çalışmalık meta-analiz)%93Yaklaşık 5 ay
Kadavradan kemik-kıkırdak nakli%88Yaklaşık 10 ay
Kıkırdak hücre nakli%82Yaklaşık 12 ay
Mikrokırık%58Yaklaşık 9 ay
Tüm yöntemler, güncel çalışmalar (52 çalışma, 2.387 kişi)%80—
Profesyonel sporcular (11 çalışma, 476 sporcu; çoğunda mikrokırık)%84Yaklaşık 9 ay

Bu rakamları okurken üç noktaya dikkat etmek gerekir. Birincisi, çalışmaların çoğu düşük kanıt düzeyindedir. İkincisi, yöntemler farklı lezyonlarda kullanılır: Kemik-kıkırdak aktarımı daha küçük lezyonlarda uygulandığı için hızlı dönüşün bir kısmı lezyonun kendisinden kaynaklanıyor olabilir. Üçüncüsü, dönmek ile eski düzeye dönmek aynı şey değildir. Güncel derlemede eski düzeyin altında dönme eğilimi yalnızca mikrokırıkta görülmüştür. Spor dalına bakıldığında eski düzeye dönme olasılığı futbolcularda ve Amerikan futbolcularında daha yüksek, basketbolcularda ise en düşük bulunmuştur. Mikrokırık uygulanan 41 NBA oyuncusunun %83'ü profesyonel basketbola dönmüş, NBA'e dönüş ortalama 9 ay sürmüştür. Ancak dönen oyuncular sezonda daha az maça çıkmış ve maç başına daha az sayı üretmiştir.

İyileşme ve spora dönüş: takvim değil, ölçüt

Onarım ameliyatından sonra rehabilitasyon genellikle korumalı yük verme ve hareket açıklığı çalışmalarıyla başlar. Ardından kademeli kuvvet çalışmasına, en sonda da koşu, sıçrama ve yön değiştirme çalışmalarına geçilir. Uzmanlar, her basamağa takvime göre değil, belirli ölçütler karşılandığında geçilmesini önermektedir. Profesyonel sporcularla ilgili çalışmaların yalnızca küçük bir kısmının dönüş ölçütlerini bildirmesi, bu alanın hâlâ gelişmekte olduğunu gösterir.

Spora dönüş kararında öne çıkan ölçütler:

  • Günlük yaşamda ve hafif koşuda ağrı ve şişlik olmaması
  • Dizde tam ya da tama yakın hareket açıklığı
  • Uyluk ön ve arka kaslarında iki bacak arasında kabul edilebilir kuvvet farkı
  • Sıçrama ve yön değiştirme testlerinde güven ve denge
  • Yük artırıldıktan sonraki gün dizde şişlik olmaması

Genel ilkeler için spora dönüş: takvim değil, test yazısına bakabilirsiniz.

Kimlerde daha zor seyreder?

  • Büyük ya da kemiği de içeren lezyonu olanlar: Bu lezyonların onarımı daha zordur ve iyileşme daha uzun sürebilir.
  • Eşlik eden sorunları olanlar: Menisküs dokusunun alınmış olması, bağ gevşekliği, bacağın içe ya da dışa eğik olması veya diz kapağının hizalanma sorunu tedavi planında birlikte ele alınır. Aksi hâlde onarılan bölge aynı aşırı yükle karşılaşmaya devam eder.
  • Fazla kilolu olanlar: MR izlem çalışmasında yüksek vücut kütle indeksi lezyonun kötüleşmesiyle, vücut kütle indeksindeki azalma ise iyileşmeyle ilişkili bulunmuştur.
  • Birden fazla lezyonu ya da yaygın kireçlenmesi olanlar: Bu durumda sınırlı bir lezyonun onarımı yerine kireçlenme tedavisinin ilkeleri öne çıkar.
  • Rehabilitasyonu aceleye getirenler: Yeni doku olgunlaşmadan yükü hızla artırmak, yakınmaların sürmesine yol açabilir.

Bu yazı genel kanıtı özetler; hekim muayenesinin ve kişiye özel değerlendirmenin yerini tutmaz.

Hekimler için not

Fokal kondral ve osteokondral defektler sıktır, ancak prevalans verisi seçilmiş popülasyonlardan gelir: Widuchowski ve ark. (n=25.124 artroskopi) kondral lezyonu hastaların %60'ında bulmuştur. Belgelenen lezyonların %67'si lokalize fokal lezyondur, %70'i izole değildir; en sık yerleşim patella (%36) ve MFK'dir (%34), en sık evre Outerbridge II'dir (%42). Flanigan ve ark.'nın sporculardaki sistematik derlemesinde (11 çalışma, n=931, tümü düzey 4) tam kat fokal defekt prevalansı %36'dır (aralık %2,4–75), tanı anında asemptomatik oran %14'tür. Asemptomatik ve yaralanmamış dizlerde MRG'de kıkırdak defekti <40 yaşta %11 (%95 GA 6–17), ≥40 yaşta %43'tür (29–57) (Culvenor, BJSM 2019; 63 çalışma). Doğal seyir verisi sınırlıdır: Ding ve ark.'nın (n=325, ortalama yaş 45, 2,3 yıl) çalışmasında defekt skoru bireylerin %33'ünde kötüleşmiş, %37'sinde iyileşmiştir. Kötüleşme kadın cinsiyet, yaş ve VKİ ile, iyileşme VKİ azalmasıyla ilişkilidir (OR 1,23). Bu kohort fokal travmatik lezyon kohortu değildir ve skor değişiminin bir kısmı ölçüm değişkenliği olabilir. Shelbourne ve ark.'nın serisinde ÖÇB rekonstrüksiyonunda tedavi edilmeyen izole Outerbridge 3–4 defektlerde (ortalama 1,7 cm², menisküsler intakt) ortalama 8,7 yılda subjektif skorlar kontrole yakındır (94,0'a 95,2 medial; 92,8'e 95,9 lateral). Nonoperatif tedaviyi cerrahiyle karşılaştıran RKÇ yoktur. Wondrasch ve ark.'nın 3 aylık aktif rehabilitasyon serisinde (n=48, düzey 4) uyum %83, advers olay %9'dur; IKDC, KOOS-QoL, izokinetik kuvvet ve sıçrama testlerinde anlamlı düzelme saptanmıştır. Cerrahi: Randsborg ve ark.'nın çift kör RKÇ'sinde (AJSM 2025, n=65, femoral, <2 cm², ortalama 1,2 cm²) 2. yılda MFX, artroskopik debridmana üstün değildir (KOOS-QoL farkı 3,5; %95 GA −10,0 ile 16,9). Komplikasyon MFX'te 5 hastada 10, debridmanda 2 hastada 2'dir. SUMMIT çalışmasında (Saris, AJSM 2014; n=144, ≥3 cm², ortalama 4,8 cm²; üretici destekli) MACI, KOOS ağrı/fonksiyonda MFX'e üstündür (P=0,001), nonresponder oranı %12,5'e %31,9'dur ve fark 5. yılda sürmüştür (Brittberg, AJSM 2018; P=0,022). Knutsen ve ark.'nın çalışmasında (JBJS 2016; n=80, birinci kuşak ACI) 14–15 yılda ACI ile MFX arasında klinik fark yoktur. Başarısızlık 17'ye 13, TDP 6'ya 3, sağkalanlarda KL ≥2 oranı %57'ye %48'dir. ACTIVE çalışmasında (Snow, Osteoarthritis Cartilage 2026; n=390, önceki cerrahisi başarısız, ortalama 3,2 cm²) 10. yılda Lysholm skoru ACI lehinedir (ortalama fark 7,3; %95 GA 2,5–12,1). Ancak başarısızlık %29'a %25'tir (HR 1,04) ve yeniden ameliyat duyarlılık analizinde fark 3,8'e düşmektedir (−1,8 ile 9,5). Riboh'un ağ meta-analizinde (19 RKÇ, n=855) 2. yılda reoperasyon ve Tegner/Lysholm skorlarında fark yoktur; 5–10 yılda OAT'de MFX'e göre, ikinci kuşak ACI'da OAT'ye göre daha düşük reoperasyon bildirilmiştir. Patellofemoral restorasyon meta-analizinde (Hinckel, AJSM 2020; 59 çalışma, 1.937 lezyon) genel başarısızlık %6,8, OCA'da %22,7'dir. Havuzda instabilite %11,9, anatomik risk etkeni %32,1 oranındadır; hizalama değerlendirmesi esastır. Spora dönüş: Krych'in meta-analizinde (KSSTA 2017; 44 çalışma, n=2.549, düzey IV) genel oran %76'dır; OAT %93, OCA %88, ACI %82, MFX %58. Süreler OAT 5,2±1,8 ay, MFX 9,1±2,2, OCA 9,6±3,0, ACI 11,8±3,8 aydır. Kunze ve ark.'nın güncel derlemesinde (AJSM 2025; 52 çalışma, n=2.387) genel oran %80,3'tür. Aynı düzey ve üstüne dönüşte MACI (OR 2,15) ve OATS (OR 1,83) öndedir, MFX alt düzeye dönüşle ilişkilidir ve basketbolda olasılık en düşüktür. Profesyonel sporcularda (Kunze, Cartilage 2025; 11 çalışma, n=476, çoğu MFX) dönüş oranı %84,3, ortalama süre 39,9 haftadır; dönüş ölçütü yalnızca 2 çalışmada bildirilmiştir. NBA'de MFX sonrası profesyonel basketbola dönüş %83, ortalama süre 9,2 aydır ve performans göstergeleri düşmektedir (Harris 2013). Rehabilitasyonda ölçüt temelli ilerleme önerilir (Mithoefer, JOSPT 2012). Fokal defektte intraartiküler enjeksiyonların yapısal onarım sağladığına dair güçlü kanıt yoktur.

Sık sorulan sorular

Kıkırdak lezyonu nedir?

Dizde kemik uçlarını örten kaygan eklem kıkırdağında sınırlı bir bölgede oluşan hasardır. Yüzeyde hafif bir yumuşamadan kıkırdağın tam kat kaybına, hatta altındaki kemiğe uzanan hasara kadar değişebilir. Kireçlenmeden farkı, eklemin geneline değil, sınırlı bir bölgeye ait olmasıdır. MR'da görülmesi tek başına ağrının kaynağı olduğu anlamına gelmez.

Kıkırdak lezyonu ameliyatı ne zaman gerekir?

Ameliyat genellikle şu durumlarda konuşulur: yakınmalar egzersiz ve yük düzenlemesine rağmen sürüyorsa, lezyon belirgin büyüklükte ve derinlikteyse ya da kopmuş bir parça kilitlenmeye yol açıyorsa. MR'da tesadüfen görülen ve yakınma yaratmayan lezyonlar çoğu zaman ameliyat gerektirmez. Ameliyat gerektiğinde de seçenekler basit artroskopik temizlemeden hücre nakline kadar uzanır. Küçük lezyonlarda yapılan bir randomize çalışmada basit temizleme, mikrokırıktan geri kalmamıştır.

MR raporumda "evre 3–4 kıkırdak lezyonu" yazıyor; ameliyat olmam gerekir mi?

Tek başına hayır. Evre 3–4, hasarın derin olduğunu ya da kemiğe ulaştığını gösterir; ancak karar MR'a değil, yakınmalarınıza ve muayeneye göre verilir. Ön çapraz bağ ameliyatı sırasında saptanıp dokunulmayan derin lezyonlu hastaların çoğu, yıllar sonra bile az yakınma bildirmiştir. Lezyonun büyüklüğü, yeri ve eşlik eden sorunlar hekiminizle birlikte değerlendirilmelidir.

Diz kıkırdağı kendini yeniler mi?

Eklem kıkırdağının kendini onarma yeteneği sınırlıdır, çünkü içinde kan damarı yoktur. Yine de MR ile izlenen yetişkinlerde kıkırdak hasarının bir kısmında zamanla kötüleşme, bir kısmında ise iyileşme görülmüştür. Kilo kontrolü ve kas gücünün korunması bu seyri olumlu etkileyebilecek etkenler arasındadır.

Kıkırdak ameliyatından sonra spora ne zaman dönülür?

Yapılan girişime göre değişir. Yalnızca temizleme yapıldıysa ya da serbest bir parça çıkarıldıysa dönüş daha kısa sürer. Onarım ameliyatlarında ise bir meta-analizde ortalama dönüş süresi kemik-kıkırdak aktarımında yaklaşık 5 ay, mikrokırıkta yaklaşık 9 ay, kıkırdak hücre naklinde yaklaşık 12 ay bulunmuştur. Bu süreler ortalamadır; kesin karar takvime göre değil, ağrı, şişlik, kuvvet ve hareket testlerine göre verilir.

Diz kapağı arkasında kıkırdak lezyonu (kondromalazi) ne demek?

Diz kapağının uyluk kemiğine bakan arka yüzündeki kıkırdakta oluşan yumuşama ya da hasardır ve kıkırdak lezyonlarının en sık görüldüğü yerlerden biridir. Merdiven inerken, çömelirken ya da uzun süre oturduktan sonra ön diz ağrısı yapabilir. Tedavide kalça ve uyluk kaslarının güçlendirilmesi ve diz kapağının hizası öne çıkar. Bu bulgu tek başına sporu bırakmayı gerektirmez; karar yakınmalara ve muayeneye göre verilir.

Kıkırdak lezyonu kireçlenmeye dönüşür mü?

Dönüşebilir, ancak her lezyon dönüşmez. Uzun süre izlenen hastaların bir kısmında, ameliyat edilmiş olsalar bile, röntgende erken kireçlenme bulguları ortaya çıkmıştır. Hiçbir ameliyat yönteminin kireçlenmeyi geciktirdiği güvenilir biçimde gösterilememiştir. Fazla kilo, menisküs kaybı ve bacak hizası bozukluğu bu riski artırabilecek etkenlerdir.

İlgili yazılar

Diz

MR raporumda yırtık yazıyor ama ağrım yok (ya da az) — ne anlama geliyor?

Diz

Diz kireçlenmesine (osteoartrit) egzersiz iyi gelir mi?

Spora Dönüş

Sakatlık sonrası spora dönüş: takvim değil, test

Bilimsel kaynaklar

  1. Diğer kaynaklar
  2. Widuchowski W ve ark. Articular cartilage defects: study of 25,124 knee arthroscopies. Knee 2007;14(3):177-182.
  3. Flanigan DC ve ark. Prevalence of chondral defects in athletes' knees: a systematic review. Med Sci Sports Exerc 2010;42(10):1795-1801.
  4. Culvenor AG ve ark. Prevalence of knee osteoarthritis features on magnetic resonance imaging in asymptomatic uninjured adults: a systematic review and meta-analysis. Br J Sports Med 2019;53(20):1268-1278.
  5. Brittberg M, Winalski CS. Evaluation of cartilage injuries and repair. J Bone Joint Surg Am 2003;85-A Suppl 2:58-69.
  6. Ding C ve ark. Natural history of knee cartilage defects and factors affecting change. Arch Intern Med 2006;166(6):651-658.
  7. Shelbourne KD ve ark. Outcome of untreated traumatic articular cartilage defects of the knee: a natural history study. J Bone Joint Surg Am 2003;85-A Suppl 2:8-16.
  8. Wondrasch B ve ark. The feasibility of a 3-month active rehabilitation program for patients with knee full-thickness articular cartilage lesions: the Oslo Cartilage Active Rehabilitation and Education Study. J Orthop Sports Phys Ther 2013;43(5):310-324.
  9. Randsborg PH ve ark. Microfracture versus arthroscopic debridement for the treatment of symptomatic cartilage lesions of the knee: 2-year results from a multicenter double-blinded randomized controlled trial. Am J Sports Med 2025;53(9):2107-2117.
  10. Totlis T ve ark. Arthroscopic debridement for focal articular cartilage lesions of the knee: a systematic review. Surgeon 2021;19(6):356-364.
  11. Saris D ve ark. Matrix-applied characterized autologous cultured chondrocytes versus microfracture: two-year follow-up of a prospective randomized trial. Am J Sports Med 2014;42(6):1384-1394.
  12. Brittberg M ve ark. Matrix-applied characterized autologous cultured chondrocytes versus microfracture: five-year follow-up of a prospective randomized trial. Am J Sports Med 2018;46(6):1343-1351.
  13. Knutsen G ve ark. A randomized multicenter trial comparing autologous chondrocyte implantation with microfracture: long-term follow-up at 14 to 15 years. J Bone Joint Surg Am 2016;98(16):1332-1339.
  14. Snow M ve ark. Ten year follow-up of a randomized trial of autologous chondrocyte implantation versus alternative forms of surgical cartilage management in the knee. Osteoarthritis Cartilage 2026;34(8):1243-1251.
  15. Riboh JC ve ark. Comparative efficacy of cartilage repair procedures in the knee: a network meta-analysis. Knee Surg Sports Traumatol Arthrosc 2017;25(12):3786-3799.
  16. Hinckel BB ve ark. Patellofemoral cartilage restoration: a systematic review and meta-analysis of clinical outcomes. Am J Sports Med 2020;48(7):1756-1772.
  17. Krych AJ ve ark. Return to sport after the surgical management of articular cartilage lesions in the knee: a meta-analysis. Knee Surg Sports Traumatol Arthrosc 2017;25(10):3186-3196.
  18. Kunze KN ve ark. High rate of return to sport for athletes undergoing articular cartilage restoration procedures for the knee: a systematic review of contemporary studies. Am J Sports Med 2025;53(10):2471-2482.
  19. Kunze KN ve ark. Return to sport in professional athletes after cartilage restoration surgery of the knee: a systematic review and meta-analysis demonstrates gender inequality and the need for improved reporting. Cartilage 2025;16(4):409-418.
  20. Harris JD ve ark. Return to sport and performance after microfracture in the knees of National Basketball Association players. Orthop J Sports Med 2013;1(6):2325967113512759.
  21. Thacher RR ve ark. Treatment of knee chondral defects in athletes. Sports Med Arthrosc Rev 2024;32(2):75-86.
  22. Mithoefer K ve ark. Current concepts for rehabilitation and return to sport after knee articular cartilage repair in the athlete. J Orthop Sports Phys Ther 2012;42(3):254-273.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayenenin, tanının ve hekiminizin size özel önerilerinin yerini tutmaz. Şikâyetleriniz için lütfen bir hekime başvurun. Yazar hakkında: Doç. Dr. Oğuz Yüksel — Akademik Profil.