Blog · Omuz

Donuk omuz (adeziv kapsülit): kendiliğinden geçer mi, tedavide ne işe yarar?

Kısa cevap

Donuk omuz (adeziv kapsülit), omuz eklemini saran kapsülün iltihaplanıp kalınlaşması ve büzüşmesiyle giden; önce şiddetli ağrı, sonra belirgin hareket kısıtlılığı yapan bir tablodur. Yaygın inanışın aksine "nasılsa kendiliğinden tam geçer" varsayımı kanıtla desteklenmiyor: olguların çoğu 1–3 yıl içinde büyük ölçüde düzelir, ancak uzun dönem izlem çalışmalarında hastaların önemli bir bölümünde yıllar sonra bile hafif–orta düzeyde ağrı veya hareket kısıtlılığı sürmektedir. Yani beklemek bir "tedavi planı" değildir; amaç, ağrılı dönemi kısaltmak ve işlevi olabildiğince erken geri kazandırmaktır.

Kanıtın işaret ettiği pratik çerçeve şudur: Erken, ağrılı dönemde eklem içi kortikosteroid (kortizon) enjeksiyonu, en tutarlı kısa vadeli yararı gösteren müdahalelerden biridir; etkisi esas olarak ilk 6–12 haftadadır ve altı aya uzanan üstünlük her analizde gösterilmemiştir. Basit ev egzersiziyle birleştirildiğinde ağrıyı ve işlevi özellikle ilk aylarda iyileştirir; uzun dönemde kalıcı (rezidüel) kısıtlılığı önlediği ise kesin olarak gösterilmemiştir. Büyük randomize İngiliz çalışması (UK FROST), ameliyat gerektirmeyen bu yaklaşımın (enjeksiyon + yapılandırılmış fizyoterapi) 1 yıl sonunda ameliyatla klinik olarak anlamlı fark göstermediğini ortaya koymuştur. Cerrahi (manipülasyon veya artroskopik kapsüler gevşetme), doğru uygulanmış konservatif tedaviye yanıt vermeyen seçilmiş hastalar için yedekte durur.

Donuk omuz nedir, kimlerde görülür?

Omuz eklem kapsülü normalde bol ve esnek bir kılıftır. Donuk omuzda bu kapsül iltihaplanır, kalınlaşır ve adeta çeken bir yara dokusu gibi büzüşür; sonuç, her yöne — özellikle kolu dışa çevirmede — pasif hareketin de kısıtlandığı ağrılı bir omuzdur. En sık 40–60 yaş arasında ve kadınlarda görülür; genel toplumda görülme sıklığı yüzde birkaç düzeyindedir.

İki durum riski belirgin artırır:

  • Diyabet (şeker hastalığı): Meta-analizlere göre diyabetlilerde donuk omuz riski yaklaşık 4–5 kat yüksektir; diyabetlilerin kabaca %10–15'i yaşamları boyunca donuk omuz geçirir ve donuk omuzlu hastaların önemli bir bölümünde diyabet vardır. Diyabetik olgular ayrıca daha uzun ve tedaviye daha dirençli seyredebilir.
  • Tiroid hastalıkları: Özellikle hipotiroidi (tiroid tembelliği) donuk omuz riskinde artışla ilişkilidir.

Bu yüzden başka nedeni olmayan bir donuk omuzda açlık şekeri/HbA1c ve gerekirse tiroid testlerinin gözden geçirilmesi akılcıdır. Donuk omuz ayrıca omuz cerrahisi, kırık, uzun süreli hareketsizlik sonrası (ikincil) da gelişebilir.

Doğal seyir: evreler ve "kendiliğinden geçer" efsanesinin sınırı

Klasik anlatım üç evre tanımlar; sınırlar keskin değildir ve süreler kişiden kişiye çok değişir:

EvreBaskın yakınmaTipik süre
1. Ağrılı (donma) evreGiderek artan, geceleri uyandıran ağrı~2–9 ay
2. Donuk (sert) evreAğrı azalır, kısıtlılık öne geçer~4–12 ay
3. Çözülme evresiHareket yavaş yavaş geri gelir~1–3 yıl içinde

Sorun şu: "üç evreyi bekle, tam iyileşirsin" anlayışı 1940'lardan kalma küçük gözlemlere dayanır ve sistematik derleme bu varsayımı doğrulamamıştır. Tedavisiz izlenen olgularda hareket açıklığı zamanla iyileşse de çoğunlukla normale tam dönmez; ortalama 4+ yıllık izlemde hastaların yaklaşık %40'ında hafif–orta düzeyde süregen yakınma, küçük bir bölümünde (%5–6) belirgin ağrı ve işlev kaybı bildirilmiştir. Özet: çoğunluk için gidişat iyidir ama "kendiliğinden ve herkeste tam geçer" demek kanıtın ötesidir.

Erken dönemin anahtarı: eklem içi kortikosteroid enjeksiyonu

Donuk omuzun erken/ağrılı evresi, iltihabın baskın olduğu dönemdir — ve kortikosteroidin en işe yaradığı pencere de burasıdır:

  • Randomize çalışmaları birleştiren meta-analizler, eklem içi kortikosteroid enjeksiyonunun ağrı ve işlevi özellikle ilk 6–12 haftada plaseboya ve tek başına fizyoterapiye göre anlamlı iyileştirdiğini gösteriyor; altı aya uzanan üstünlük ise her analizde gösterilmemiştir.
  • Fayda, enjeksiyonun basit bir ev egzersiz programıyla birleştirilmesiyle en yüksek düzeye çıkar; yakınmalar 1 yıldan kısayken (erken dönemde) yapılan enjeksiyonun getirisi daha belirgindir.
  • Enjeksiyonun ultrason eşliğinde yapılması yerleşimi güvenilir kılar. Diyabetlilerde kortikosteroid birkaç gün kan şekerini yükseltebilir; takip planlanmalıdır.

Kısacası erken dönemde "ağrıyı ilaçla idare edip bekleyelim" yerine, enjeksiyon + egzersiz kanıta dayalı ilk basamaktır. Şu sınırı da açık söylemek gerekir: enjeksiyon ağrıyı ve kısa vadeli işlevi iyileştirir; uzun dönemde rezidüel kısıtlılığı önlediği kesin olarak gösterilmemiştir.

Fizyoterapi ve egzersiz: dozunda ve evreye uygun

Egzersiz tedavinin omurgasıdır, ama dozu evreye göre ayarlanır. Ağrılı evrede amaç ağrıyı azaltmak ve hareketi ağrı sınırları içinde korumaktır; bu evrede agresif germe tabloyu alevlendirebilir. Donuk ve çözülme evrelerinde kademeli germe ve hareket açıklığı çalışmaları öne geçer. Tek başına fizyoterapinin etkisi mütevazıdır; en iyi sonuç enjeksiyonla birlikte alınır. Pasif cihaz ve elektroterapi ağırlıklı programların ek katkısı zayıftır; program, hastanın evde düzenli yapabileceği egzersizlere dayanmalıdır.

Hidrodilatasyon: enjeksiyonun "genişletilmiş" hali

Hidrodilatasyon (distansiyon artrografi), eklem içine kortikosteroidle birlikte bol miktarda sıvı vererek büzüşmüş kapsülü gerip genişletme işlemidir; ultrason veya röntgen eşliğinde, ameliyathane gerektirmeden yapılır. Meta-analiz, hidrodilatasyonun standart kortikosteroid enjeksiyonuna göre kısa vadede geçici bir işlev kazancı — özellikle dışa çevirme hareketinde — sağlayabildiğini; ancak bu farkın küçük olduğunu, klinik öneminin belirsiz kaldığını ve uzun vadede iki yöntemin büyük ölçüde eşitlendiğini gösteriyor. Bu nedenle "standart enjeksiyondan sonraki doğal basamak" gibi sunmak kanıtın ötesidir; dirençli, belirgin kısıtlılığı olan seçilmiş hastalarda düşünülebilecek ameliyatsız bir seçenektir.

Manipülasyon ve artroskopik kapsüler gevşetme: UK FROST ne öğretti?

İngiltere'de 35 merkezde 503 hastayla yürütülen randomize UK FROST çalışması (Lancet 2020), üç yolu karşılaştırdı: (1) anestezi altında manipülasyon + steroid enjeksiyonu, (2) artroskopik (kapalı) kapsüler gevşetme, (3) erken yapılandırılmış fizyoterapi + steroid enjeksiyonu.

  • 12 ayda Oxford Omuz Skoru: kapsüler gevşetme 40,3; manipülasyon 38,3; fizyoterapi 37,2 (0–48 ölçeğinde). Farklar istatistiksel olarak küçük, klinik olarak anlamlı eşiğin altında kaldı.
  • Ciddi istenmeyen olaylar kapsüler gevşetme kolunda daha fazlaydı (8'e karşı 2); kapsüler gevşetme aynı zamanda en pahalı seçenekti.
  • Sonuç: hiçbir yöntem diğerine klinik olarak üstün değildi. Ameliyatsız kol daha erken uygulanabiliyor ve cerrahi riski taşımıyor.

Bir genelleme sınırı da not edilmeli: UK FROST, sekonder bakıma (hastane/uzman polikliniğine) sevk edilmiş primer donuk omuz hastalarını kapsıyordu; sonuçları birinci basamaktaki tüm erken olgulara doğrudan genellenmemelidir.

Bu, cerrahinin yerinin olmadığı anlamına gelmez: uygun süre (genellikle en az 3–6 ay) ve nitelikte konservatif tedaviye rağmen düzelmeyen, günlük yaşamı belirgin kısıtlanan hastalarda manipülasyon veya kapsüler gevşetme meşru seçeneklerdir. Ancak "önce ameliyat" için kanıt yoktur.

Tedavi çerçevesi bir bakışta

BasamakYöntemKanıtın özeti
1Eklem içi kortikosteroid + ev egzersiziErken/ağrılı dönemde en tutarlı kısa vadeli yarar; etki esas olarak ilk 6–12 hafta
2Yapılandırılmış fizyoterapi (evreye uygun doz)Tek başına mütevazı, enjeksiyonla birlikte etkin
3HidrodilatasyonKısa vadeli, geçici işlev kazancı; klinik önemi belirsiz, uzun vadede fark küçük
4Manipülasyon / artroskopik kapsüler gevşetmeKonservatife dirençli seçilmiş olguda; UK FROST'ta (sekonder bakım hastalarında) klinik üstünlük yok

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; omuz ağrısının başka birçok nedeni (rotator manşet sorunları, kireçlenme, eklem dışı nedenler) olabildiğinden, hekim muayenesinin ve kişiye özel tanının yerini tutmaz.

Hekimler için not

Tanı klinik olarak konur: aktif VE pasif hareketin — özellikle dış rotasyonun — kısıtlandığı, glenohumeral eklemi normal gösteren radyografi eşliğindeki tablo. Radyografi, dış rotasyon kısıtlılığının diğer büyük nedeni olan glenohumeral osteoartrit ve posterior çıkığı dışlamak için gereklidir; MRG rutin değildir. Yeni tanı primer donuk omuzda diyabet için risk-temelli tarama (HbA1c) makuldür (OR ~4–5, prevalans ~%13); rutin TSH taraması konusunda ise uzlaşı yoktur, klinik şüphe varlığında önerilir (hipotiroidide anlamlı ilişki bildirilmiştir). Enjeksiyonda düşük doz (20 mg triamsinolon) ile 40 mg arasında belirgin fark gösterilmemiştir; ultrason eşliğinde glenohumeral veya rotator interval yerleşimi kullanılabilir. Challoumas ve ark. ağ meta-analizinde erken dönemde IAK + ev egzersizi en tutarlı kısa vadeli kazancı sağlamıştır; kortikosteroidin üstünlüğü esas olarak ilk 6–12 haftadadır ve uzun dönem rezidüel kısıtlılığı önlediği gösterilmemiştir. Hidrodilatasyonu konservatif seçeneklerin en etkilisi olarak öne çıkaran Lädermann ve ark. umbrella derlemesinin önemli bir sınırlılığı, içerdiği meta-analizlerin tamamının AMSTAR-2 ile düşük veya kritik derecede düşük kalitede değerlendirilmiş olmasıdır; bu sıralama temkinle yorumlanmalıdır. UK FROST'ta MUA maliyet-etkinlik açısından öne çıkarken ACR en yüksek komplikasyon ve maliyetle seyretmiştir; çalışma popülasyonunun sekonder bakıma sevk edilmiş primer donuk omuz hastaları olduğu unutulmamalı, sonuçlar birinci basamaktaki tüm erken olgulara doğrudan genellenmemelidir. Pragmatik yorum, sekonder bakıma sevk edilen hastada bile önce enjeksiyon+yapılandırılmış fizyoterapinin denenmesidir. Diyabetik olgularda daha protraktil seyir ve cerrahi sonrası nüks eğilimi akılda tutulmalı; agresif erken germeden kaçınılmalı, ağrı-baskın evrede yük "ağrıya saygılı" titre edilmelidir.

Sık sorulan sorular

Donuk omuz kendiliğinden geçer mi?

Çoğu hastada tablo 1–3 yıl içinde büyük ölçüde düzelir; ancak uzun dönem çalışmalarında hastaların önemli bir kısmında yıllar sonra bile hafif–orta ağrı veya kısıtlılık saptanmıştır. "Nasılsa tam geçer" diye beklemek yerine, erken dönemde kanıta dayalı adımlarla süreci kısaltmak daha akılcıdır.

Kortizon iğnesi ne zaman ve neden yapılır?

En büyük faydayı, iltihabın baskın olduğu erken/ağrılı dönemde sağlar. Meta-analizler eklem içi kortikosteroidin ağrı ve işlevi özellikle ilk 6–12 haftada anlamlı iyileştirdiğini gösteriyor; altı aya uzanan üstünlük her analizde gösterilmemiştir. Ev egzersiziyle birleştirildiğinde etkisi artar. Diyabetliyseniz iğne sonrası birkaç gün kan şekeri takibi planlanmalıdır.

Şeker hastalığım var; donuk omuzla ilgisi olabilir mi?

Evet, ilişki güçlüdür: diyabetlilerde donuk omuz riski yaklaşık 4–5 kat yüksektir ve seyir daha uzun/dirençli olabilir. Tersinden de geçerlidir — bilinen nedeni olmayan donuk omuzda şeker ve tiroid testlerinin gözden geçirilmesi önerilir.

Fizyoterapide omzumun zorla açılması gerekiyor mu?

Hayır; evre önemlidir. Ağrılı evrede agresif germe tabloyu alevlendirebilir; bu dönemde ağrıyı azaltmak ve hareketi ağrı sınırında korumak hedeflenir. Sertliğin öne geçtiği evrelerde kademeli germe ve hareket açıklığı çalışmaları yoğunlaştırılır. Programın özü, düzenli yapılan ev egzersizleridir.

Hidrodilatasyon nedir, bana uyar mı?

Eklem içine kortizonla birlikte bol sıvı verilerek büzüşmüş kapsülün gerilmesidir; ameliyatsız, lokal bir işlemdir. Standart enjeksiyona göre kısa vadede — özellikle dışa çevirme hareketinde — küçük ve geçici bir ek kazanç sağlayabilir; bu farkın klinik önemi belirsizdir ve uzun vadede büyük ölçüde kapanır. Standart enjeksiyona dirençli seçilmiş olgularda düşünülebilecek ameliyatsız bir seçenektir.

Ameliyat gerekir mi? Manipülasyon mu, kapalı ameliyat mı daha iyi?

Çoğu hastada ameliyat gerekmez. Hastaneye sevk edilmiş hastaları kapsayan 503 kişilik randomize UK FROST çalışmasında 1 yıl sonunda manipülasyon, artroskopik kapsüler gevşetme ve enjeksiyon+fizyoterapi arasında klinik olarak anlamlı fark bulunmadı; ciddi yan etkiler cerrahi kolda daha fazlaydı. Cerrahi, yeterli süre uygulanmış konservatif tedaviye rağmen düzelmeyen seçilmiş hastalar için yedekte tutulur.

İlgili yazılar

Bilimsel kaynaklar

  • Rangan A ve ark. Management of adults with primary frozen shoulder in secondary care (UK FROST): a multicentre, pragmatic, three-arm, superiority randomised clinical trial. Lancet 2020;396:977-89.
  • Wong CK ve ark. Natural history of frozen shoulder: fact or fiction? A systematic review. Physiotherapy 2017;103:40-7.
  • Hand C ve ark. Long-term outcome of frozen shoulder. J Shoulder Elbow Surg 2008;17:231-6.
  • Challoumas D ve ark. Comparison of treatments for frozen shoulder: a systematic review and network meta-analysis. JAMA Netw Open 2020;3:e2029581.
  • Sun Y ve ark. Intra-articular steroid injection for frozen shoulder: a systematic review and meta-analysis of randomized controlled trials with trial sequential analysis. Am J Sports Med 2017;45(9):2171-9.
  • Zreik NH ve ark. Adhesive capsulitis of the shoulder and diabetes: a meta-analysis of prevalence. Muscles Ligaments Tendons J 2016;6:26-34.
  • Chuang SH ve ark. Association between adhesive capsulitis and thyroid disease: a meta-analysis. J Shoulder Elbow Surg 2023;32(6):1314-22.
  • Poku D ve ark. Efficacy of hydrodilatation in frozen shoulder: a systematic review and meta-analysis. Br Med Bull 2023;147(1):121-47.
  • Lädermann A ve ark. Hydrodilatation with corticosteroids is the most effective conservative management for frozen shoulder (umbrella derleme; içerdiği meta-analizler AMSTAR-2 ile düşük/kritik düşük kalitede). Knee Surg Sports Traumatol Arthrosc 2021;29(8):2553-63.
  • Lewis J. Frozen shoulder contracture syndrome — aetiology, diagnosis and management. Man Ther 2015;20:2-9.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayenenin, tanının ve hekiminizin size özel önerilerinin yerini tutmaz. Şikâyetleriniz için lütfen bir hekime başvurun. Yazar hakkında: Doç. Dr. Oğuz Yüksel — Akademik Profil.